İslami Bilgiler Paylaşım Sitesi

http://islami.webyardim.org
 
AnasayfaKapıTakvimKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Global Terörizm

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
usok22
kurucu
avatar

Mesaj Sayısı : 8175
Kayıt tarihi : 22/05/10
Yaş : 29
Nerden : Bursa

MesajKonu: Global Terörizm   Paz Ocak 22, 2012 10:06 am

İspanya'da Terör

Bilindiği
üzere 11 Mart 2004 tarihinde, İspanya’nın başkenti Madrid’in merkezinde
3 ayrı tren istasyonuna düzenlenen bombalı saldırılarda, 199 kişi
ölmüş, binlerce kişi ise yaralanmıştı.

Eylemi gerçekleştirenler Fas İslam Savaşçıları Grubu'na mensup Faslı ve Cezayirli teröristlerdi.

İspanyol
güvenlik güçleri olaydan bir süre sonra, Madrid Leganes'de El-Kaide
bağlantılı bu örgüte ait bir hücre evini tespit ettiler. 3 Nisan 2004
tarihinde eve bir operasyon düzenlendi ancak baskını sezen 7 terörist
bombaları patlatarak bulundukları evi ve kendilerini havaya uçurdular.
Olayda bir İspanyol polis memuru da öldü.

Son 25 yılın en kanlı
saldırısı olarak nitelendirilen tren bombalama eyleminden sonra İspanyol
gazeteleri, eylemi gerçekleştiren Fas İslam Savaşçıları Grubu'na mensup
teröristlerin Türkiye ile bağlantısı olduğunu iddia ettiler.

İspanyol
adli ve güvenlik birimlerinin çalışmaları ve geçtiğimiz günlerde Türk
Polisi'nin açıklamaları ile bu bağlantının doğru olduğu ve Türkiye'de
köklü ve geniş bir El-Kaide yapılanmasının bulunduğu anlaşılıyor.

Türkiye Bağlantıları

-Türk
Polisi, 10 Ekim 2000'de, bir ihbar sonucu İstanbul Fatih'te bir eve
düzenlenen operasyonda, İngiliz uyruklu David Charles Burgess ile Fas
uyruklu Said Berraj, Amer El Azize ve Mohammad Haddad'ın yakalandığını,
haklarında gerekli inceleme yapıldıktan sonra Terörle Mücadele Şube
Müdürlüğü'ne teslim edilen Fas uyruklu Said Berraj ve Amer El Azize ile
İngiliz uyruklu David Charles Burgess'in o tarihte aranmadıkları için ve
vize sürelerinin dolması, Türkiye'de bulundukları süre içerisinde genel
güvenliği tehlikeye düşürecekleri kanaatinin oluşması nedeniyle,
14.10.2000 tarihinde sınır dışı edildiklerini, Fas uyruklu Mohammad
Haddad'ın ise pasaportunda sahtecilik olduğunun anlaşılması üzerine,
önce Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildiğini, Savcılık
tarafından serbest bırakılması üzerine 25.10.2000 tarihinde Ankara'daki
Fas Büyükelçiliği'ne teslim edildiğini açıklamıştır.

-Soruşturmaları
yürüten İspanyol Ulusal Mahkeme Hakimi Baltasar Garzon hazırladığı
iddianamede, ''Madrid ve Kazablanka" saldırıları ile El Kaide'nin 2000
Ekim ayında İstanbul'da yaptığı toplantının birbirleriyle bağlantılı
olduğunu iddia etmiş, El Kaide'nin Avrupa'daki askeri sorumlusu Amer
Azize ile Said Berraj, Mohammad Haddad ve Selahaddin Benyaich adlı 4
kişinin 25 Eylül 2000 tarihinde Madrid'den İstanbul'a gittiklerini ve
burada Azize adına kiralanan bir evde ikamet ettiklerini, Türk polisinin
10 Ekim 2000 tarihinde söz konusu bu 4 kişiyi gözaltına aldığını,
İstanbul'daki El Kaide toplantısına katılanlar arasında bulunan ''Ebu
Mughen'' lakaplı Benyaich'in ise 2003 Mayıs ayında Fas'ın Kazablanka
kentinde düzenlene terör saldırılarıyla bağlantılı olarak Fas'ta
yakalandığını belirtmiştir.

-İspanyol güvenlik makamları, 30
Mart'ta hakkında uluslararası arama ve tutuklama emri çıkarılan Faslı
Said Berraj'ın kimliğinin Türk yetkililerin gönderdiği fotoğraflar
sayesinde tespit edildiğini, Leganes'deki evde dinamitleri patlatarak
intihar eden 7 teröristten birinin cesedinin kimliğinin hala
belirlenemediğini ve bu şahsın Said Berraj olması ihtimaline karşın
Fas'tan Berraj'ın DNA'sına ilişkin bilgiler istendiğini, 11 Mart'taki
terör saldırılarına kadar Madrid'de çalışan Berraj'ın 12 Mart tarihinde
işyerine ''kız kardeşini görmek için Fas'a gittiğini'' söylediğini,
ancak soruşturmada Berraj'ın kız kardeşinin olmadığının anlaşıldığını,
Amer Azize'nin, hakkında 2001 Kasım ayından itibaren uluslararası arama
ve tutuklama emri olmasına rağmen bugüne kadar izine rastlanmadığını,
Azize'nin, 11 Mart saldırılarının planlayıcısı olarak adı geçen ve 3
Nisan'da Madrid'in Leganes ilçesinde düzenlenen operasyon sırasında 6
teröristle birlikte üzerlerindeki dinamitleri patlatarak intihar eden
''Tunuslu'' lakaplı Serhan Bin Abdülmecid ile yakın bağlantısı olduğu,
''Tunuslu''nun 2002 sonu veya 2003 başlarında, İspanya'ya saldırı için
El Kaide'nin Avrupa'daki askeri şefi olması dolayısıyla Azize'den Fas
İslam Savaşçıları Grubu militanlarını ''ayarlamasını'' istediğini
söylemektedirler.

-Yakın tarihte Türkiye'den İspanya'ya giden bir
Cezayirli ülkeye girişte yakalanmış ve İspanyol polisi, Cezayirlinin
Madrid saldırılarını düzenleyen El Kaide militanlarıyla bağlantısı
olduğunu açıklamıştır.

Bütün bu bilgiler Türkiye'de en azından
4-5 senelik bir örgütlenme mevcut olduğunu gösteriyor. Demek ki El-Kaide
Türkiye'de toplantılar yapıp dünyayı sarsan kanlı eylem kararları
alabiliyor, planlayabiliyor ve tatbik edebiliyor. Bu çok vahim ve
tehlikeli bir durum.

Büyük bir ihmal mi var?

Polisin açıklamasındaki "bir ihbar sonucu İstanbul Fatih'te bir eve düzenlenen operasyonda" ifadesi ilginç.

Acaba ihbar kim tarafından ve ne için yapılmış? İhbarı yapan, teröristler hakkında ne kadar bilgiye sahip?

Bu arada konu ile ilgili bir bilgiyi de kaydı ihtiyatla belirtmekte yarar var.

İspanya'daki
eylemde yer alan teröristlerden ikisi, eylemden hemen önce Türkiye'de
bulunuyorlar. İstihbarat teşkilatımız bu teröristleri İstanbul ve
Ankara'da takip ve kontrolü altında tutuyor ve Fas istihbarat
servisinden haklarında bilgi istiyor. Gelen bilgide şahısların El-Kaide
ile ilişkili ve Fas İslam Savaşçıları Grubu'na mensup militanlar olduğu,
kendi pasaportlarını kullanmadıkları belirtiliyor. Normal olarak böyle
bir bilgiden sonra şahısların gözaltına alınıp sorgulanması gerekirken
İstihbaratın başı bir türlü bu talimatı vermiyor. Neticede kontrol
altında olduklarını sezen Faslılar bir şekilde bu kontrolü atlatıp yok
oluyorlar. 11 Mart'ta Madrid'deki kanlı eylemden sonra eylemi yapanlar
arasında Türkiye'de kaybolan Faslıların da adı çıkınca istihbarat
teşkilatı karışıyor ve herkes birbirini suçlamaya başlıyor.

Bu
bilgi doğru ise, teröristleri ciddiye almayıp yapılması gereken
işlemleri yaptırmayan yöneticinin büyük bir ihmali var demektir. Eylem
İspanya yerine Türkiye'de de olabilirdi. Bir işleme başvurulmaması, bu
eylemin Türkiye'de yapılmayacağı gibi bir bilgi nedenine dayanarak ve
bilerek yapıldıysa bu da çok yanlış ve tehlikeli.

Söylendiğine
göre MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun bir müddetten beri (her ne kadar
emekliliğinden sonra Belçika'ya yerleşmeyi düşünüyorsa da) vaktini
Türkiye'de olduğunda kullanacağı evleri kendilerine yakışır bir hale
getirmek için, yani tadilat ve tefriş ile uğraşıyor, kalan vaktini daha
çok yurt dışı gezi ve temaslara ayırıyormuş. Nitekim Mayıs ayında da 15
günlük bir yurt dışı gezisi planlanmış.

Müsteşar'ın ciddi
konulara vakit ayıramadığı Amerikalı gazeteci Bob Woodward’ın son
kitabında ortaya attığı ‘CIA’ye Kuzey Irak’taki operasyonu sırasında
eşlik eden bazı Türk görevlilerin sigara içip porno izledikleri’
iddiasına gösterdiği yanlış tepkiden belli.

Atasagun, "CIA’ya 24
saat süre verdik. Ya bunu tekzip edip düzeltsinler ya da biz her şeyi
açıklayıp onları üzeceğiz" şeklinde bir açıklama yapmadan önce kitapta
yazılanları okusaydı, kitapta MİT'ten söz edilmediğini görür böyle hafif
ve tehditvari bir çıkışta bulunmazdı.


Biz yine de Atasagun'un bahsettiği "CIA'yı üzecek her şeyin" ne olduğunu herkes gibi merak ediyoruz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://islami.webyardim.org
 
Global Terörizm
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
İslami Bilgiler Paylaşım Sitesi :: İSTİHBARAT(WORDPRESS) :: BİLGİLER-
Buraya geçin: